Ünye Kalesi

Ünye Kalesi

Ünye Kalesi, şehrin Turistik yerlerinden biri olmakla beraber bakımsızlıktan her geçen gün yıkılıp dökülmeye devam etmektedir. Kale tarih boyunca değişik kavimler tarafından tadilat görerek kullanılmıştır. Ünye – Niksar(Niksar Caddesi) yolu üzerinde hemen yol kenarında bulunan 300 metre civarında yüksekliği bulunan bir kaledir.

Kalenin bir özelliğide büyük bir kısmının sadece bir kayadan oluşmasıdır. Üzerinde sadece taş değil ağaçlarında bulunması hoş bir güzellik katıyor kaleye. Kaleye bayrak Cumhuriyet Yıllarında dikilmiştir. Yukarıda gördüğünüz fotoğraf Kalenin Anayol üzerinden değil Kale Köyü’nden çekilmiş bir fotoğrafıdır; bu fotoğraftan Kale Surlarını ve Kaya Mezarı denilen yeri daha rahat görebilirsiniz. Kalede bilindiği üzere iki adet tünel bulunuyor. Kale, Ünye’de daha da eskiyip yıkılmadan; elden ayaktan düşmeden gidilmesi-görülmesi gereken yerlerden biri. Şuan için bir dolmuş hattı bulunmasa bile Taksi veya kendi arabanızla şehir merkezinden 6 kilometre kadar uzaklıktaki Kale’ye ulaşabilirsiniz. Anayol’dan Kalenin yoluna saptığınızda 1 kilometrelik bir mesafeniz kalıyor.

Uzmanlara göre kale eskiden Yanardağ vazifesi görüyormuş fakat faaliyetini tamamladığında kraterlerinden yüksek bir tepe oluşturmuş ve kale bu tepeye inşaa edilmiş.

Kalenin ilk inşâ tarihi M.Ö. 250 yıllarındadır. İran Kökenli bir Pontus Kral’ı olan 2. Mitradates tarafından yaptırılmıştır.

Kaleyi bu bölge’de yaşayan her kavim kendilerine göre değiştirerek kullanmıştır. Kimi uzun süre kimi kısa süre kalabilmiştir.

Kale’de bulunan bir diğer ayrıntı ise Kral Kaya Mezarları. Bu mezarlar sütun gibi dimdik kayaların 10 metre yukarısına oyularak yapılmış mezarlardır. Bu sütun gibi kayaların sonradan tıraşlandığı da söylenmektedir. Kalenin giriş kapısının 5 metre kadar gerisinde solunuzda görebilirsiniz. Bu mezarların yapılışını araştırmacılar; işcilerin halatlar vasıtasıyla çalışarak yaptığını söylemişlerdir. Gidip gördüğünüzde aksinin zaten düşünülemez olduğunu anlayacaksınız. Bu mezarların yapılış tarihinin 6. Yüzyıl olduğu sanılmaktadır.

Kale 10. Yüzyıl’a gelindiğinde Roma ve Pontus Devletleri tarafından uzunca bir süre kullanılmıştır. Duvarlarda ve Surlardaki Mimari bunu bize göstermektedir. Roma ile Pontus savaşların çoğu Turhal, Zile ve Niksar civarında yapıldığını bildiğimiz için bu kale’de Askeri Mühimmat ve Yiyecek depolandığını’da düşünebiliriz. Zaten Kale’de bunları yapabileceğiniz dehlizler de bulunuyor.

Kalenin sahipliğini yapan krallardan Mitridat, yeni bir savaş yapılacağı zaman Sinop veya Trabzon’dan baştan yük ile yola çıkmayıp tüm mühimmatları buradan alıp savaşa gittiği bilinmektedir. Bu sırada kaledekiler erzakları yola kadar indirip teslim ederlermiş.

Kaleye son halini Osmanlı Devleti vermiştir. Giriş kapısı Osmanlı’ya aittir ve surlar son kez Osmanlı Tarafından güçlendirilmiştir.

Kalede bunların dışında Mağaralar ve Kuyular’da bulunmaktadır.

Bulunan 2 tünelde en çok 500’e yakın basamağa kadar ilerlenmiş ve sonrasına tünelin taş ve toprakla tıkanmış olmasından dolayı ilerlenememiştir. Bu tünellerin biri diğerine göre daha geniş olup ortalama 45 derece açıyla yapılmışlardır. Tünelden aşağı inildiğinde bir dehliz(Depo) olduğunu ve onun aşağısında yeniden bir tünel olduğunu bilinmektedir. Bu tünelin sonu ise bilinmemektedir. Diğer tünelden ise Dere’ye inildiği ve su ihtiyacının bu yol ile karşılandığı anlaşılmıştır. Ancak bu tünel’de günümüzde taş, toprak ve çöplerle tıkanmıştır.

Ünye Kalesine bir diğer adıyla Çale Oğlu Kalesi de denilmektedir. Fakat bu az bilinen bir tabirdir. Bu adı neden aldığını ben bilmiyorum.

Kalenin hemen eteklerinde Ünye Kale Köyü denilen bir köy bulunmaktadır. Köy ismini Kale’den almıştır.

Kale adına son çalışma 2006 yılında Ünye Belediyesi tarafından yapılmıştır. Bitki Örtüsü temizleneren kaleye daha güzel bir görüntü kazandırılmıştır.

Ünye Kalesi şuan için yoksa bir Müze veya Tarihi Eser olarak kabul edilmediğinden midir bilinmez insanlar istediği gibi kullanıp kirletebiliyor ve zarar verebiliyorlar. Bir görevlisi bulunmuyor ve Belediye tarafından bir tabela dahi konulmamıştır. Tünellerin ağzı gayet açık ve 40 – 50 basamağını görebilirsiniz. Burası düşüp yaralanmak için gayet müsait ki insanlar birkaç basamak aşağı inmeyi deniyorlar. Bayrağa kadar ulaşmak istediğinizde ise biraz güçlü olmanız gerekiyor burada da düşmemeniz için çok bir koruma bulunduğu söylenemez.

Bu makale Muhammed Selman Dikici tarafından hazırlanmıştır.
Alıntı yapıldığında kaynak gösterilmelidir.



Bu sayfayı başkalarıyla paylaşın :

Yazar Hakkında

Selman

90'lı yılların başında Ünye'de doğan yazarımız doğup büyüdüğü memleketi hakkında yazılar yazıyor, fotoğraflar çekiyor.

2 Yorum

Konu Hakkında Bir Yorum Yazın